Hep bir türkü söylerdim çocukken ezgisi çarpık
Yaşlı insanlar durmadan boyuna bir sağlamlık çakıyorlardı ardı boş duvarlara en ciddi şekilde
Bunu neden yaptıklarını dahi bilmeden
Ama yaşlı insanlar şundan emin olsun ki çöl kumları evlerindeki antik kül tablalarından daha çekici
Mağrur bir Şafak..
Serin bir sabah.. gök alaca
Koyu siyah bir geceden kalma loş bir rüzgar yüzüme çarpıyor
bir kaç yıldıza baktıkça yaşadığımı ve uzun uzadıya yaşayacağımı görüyorum
Siyaha çalan şu vakitte derin derin bakıyorum göğe... lacivert e kadar uzanıyorum
En son apaçık bir mavi gördüğüme and içebilirim
Gidilen yolların aksine erozyonlu yollardan gittim o saatlerde
karanlıkta yürümek gibi ..
gidilmemiş bir yolda gitmek gibi
Belki bir çöle batmış ayağım
gözüme kumlar kaçıyor
belki denizleri ıskalamışım
dünyayı çepeçevre yürümek gibi bu