Ve yasak bir alfabeyle yazıyorum şiirlerimi Devlet sınırlarını ihlal eden kuşlara yardım ve yataklık yapıyorum.
Umudun propagandacısıyım.
Bütün sözcükleri örgütlüyorum.
Artık halkların değil aşkın ve sevginin ayaklanması var, İlk eylemde sınır dışı ediliyorum.Bana gözlerini yurt eyle mültecin olayım, Kendi adına bana kimlik çıkar ben biraz da sen olayım...
Mehmed Uzun
Ne zaman yataktan kalkacağımızı, ne zaman yemek yiyeceğimizi,ne zaman yeniden uykuya dalacağımızı kol saatleriyle belirliyoruz. Öğle yemeğini acıktığımız için değil,saat on iki olduğu için yiyoruz; uykumuz geldiği için değil, geç olduğu için yatıyoruz; çalar saatin alarmıyla uyanıyoruz; doğal bir şekilde uyanacak yerde. Yaşamımızı kol ve masa saatlerine, saatlere ve dakikalara göre düzenliyoruz.
Basılmış roman, kaydedilmiş müzik, çoğaltılmış sanat eserleri... Bunların hepsi, bize dikte edilmiş standartların örnekleridir. Sanat, yaratılıp paylaşılacak yerde, giderek üretilen ve tüketilen birşey haline geliyor. Sanatçı, herkese yetişip herkesin üstüne çıkma gayretiyle, hem kendisine hem bizlere totaliter bir düzen empoze etmektedir.