Para sahibi olmak, insanları dünyadaki arzlara erişim sağlayabilecekleri ve bu sebeple kendilerini daha özgür, konforlu ve güvenli hissedeceklerine dair kuvvetli bir düşünceye sevk eder.
"İstediğime erişebiliyorum" düşüncesi kişinin kendisini değerli hissetmesi açısından çok güçlü bir argümandır. İnsan, para ve satın alma gücüne "kendi tatmini" ölçüsünde eriştiğinde, bunun için kullanacağı zamanı artık kendi için kullanabileceği fikrine sahiptir. Bu düşünceyi Albert Camus çok net açıklar:
"İnsanın parası varsa çalısmak zorunda kalmaz. Böylece zamanı satın alır. Bu kalan zamanla da kendini mutlu edebilecek şeyleri yapar. Yani para, mutluluğu satın alır."