Şimdi seni koltuğa oturtuyor, sözlerimle, gözlerimle,ellerimle ve zavallı kalbimle mutluluğu nasıl kucaklayacağımı bilemiyorum,senin burada olmanın, bana ait olmanın verdiği mutluluğu.Oysa ben sana değil, daha ziyade senin varlığının bana bahşettiği kendi varlığıma aşığım...
Bu cümleden önce ne geldiğini bilmiyorum,ama bugün, seni yüreğimin ta içinde taşıdığımın kanıtını itiraz kabul etmez biçimde doğrulayan mektupların varken,en yüce mahkemede aleyhime tanıklık edecek olsa bile onu okumadan doğru kabul edip altına imzamı koymaya hazırım...