FİLİSTİN VE ABDULHAMİD HAN
Yahudilerin Filistin’den Fırat’a kadar bir devlet kurma gayelerini gerçekleştirmek için Siyon Dağı’nın çevresinde toplanma ülküsüne “Siyonizm” denir.
Bunun için gizli masonik teşkilatlar kurulmuştur. Tanınmış, varlıklı kişiler de mason localarına seçilmişlerdir.
Bu eğitimlerinde 33. dereceye ulaşanlara Üstad-ı Âzam unvanı verilmiştir.
Annesi Yahudi olmayanlar hiçbir zaman tam bir Siyonist olmamıştır ve birtakım sırlar onlara verilmemiştir.
Bununla beraber bu özellikleri taşımasalar da birtakım insanlar bu işler için kullanılmışlardır.
Siyonist liderlerden biri de Theodor Herzl olup Abdulhamid Han’ın kapısına çokça gitmiş, Filistin’den toprak istemiş, 10 milyon altın teklifinde bulunmuştur.
Abdulhamid Han’ın onun bu teklifine karşı cevabı, “Bir karış da olsa toprak satmam! Bu Filistin vatanı bana değil, milletime aittir! Bu devlet ayaktayken sadece cesetlerimiz taksim edilebilir.”
Abdulhamid Han, Ermeni ayaklanmalarında Hamidiye alaylarını kurdu.
Ermenilerin isyanlarını da bu şekilde bastırınca hem Yahudilerin hem Ermenilerin hedef tahtasına konuldu.
Yıldız Camii’nden cuma namazı çıkışında Belçikalı anarşist Jorris’in hazırladığı saatli bomba ile infaz gerçekleştirilecekti. Allah’ın takdiri bir-iki dakikalık gecikmeyle suikast girişimi başarısız oldu.
Böylece 31 Mart darbesi tezgahlandı.
İçişleri Bakanı Talat Paşa’nın şiddetli tazyikleri neticesinde Şeyhül İslam Mehmed Ziyauddin Efendi ve Fetva Emiri Hacı Nuri Efendi’nin meclise getirilmesi neticesinde hâl kararı meclisten geçirildi.
Hâl kağıdını 33. dereceden bir mason olan Emanuel Karasu, Abdulhamid Han’a takdim etti.
Yanında bir Ermeni, bir Arnavut, bir de Abdulhamid Han’ın yâveri Arif bulunmaktaydı.
Bu manzara karşısında Abdulhamid Han’ın, “Bir Osmanlı hakanını hâl etmek