"Bir cenaze arabası geçerken hiç düşündün mü,
Sırada senin olabileceğini?
Seni büyük beyaz bir çarşafa sarıp
Yerin bir buçuk metre altına gömeceklerini.
Seni büyük siyah bir kutuya koyarlar,
üzerini toprak ve taşla doldururlar,
Bir hafta her şey yolunda gider,
Ve sonra tabut sızdırmaya başlar!
Solucanlar girer, solucanlar çıkar,
Solucanlar burnunda oyun oynar.
Gözlerini yerler, burnunu yerler,
Ayak parmaklarının arasındaki pelteyi yerler.
Yuvarlak gözlü bir solucan,
Karnına girer ve gözlerinden çıkar,
Karnın yapışkan yeşile döner,
İrin krema gibi dışarı akar.
Bir dilim ekmeğe sürersin,
İşte öldükten sonra yediğin budur."
Şimdide
deneyip başarısız olmaktan korktuğumu anladım. Eğer hâlâ
sana bir şeyler aktaracak vakit varsa, şu hayattan öğrendiğim bir şey var, o da:
Korkunun, olmak istediğin türden bir adam olmanın önüne geçmesine asla izin verme.
Geriye baktığında en çok neyin önemi olacak?