Bir konuda haklıydı; evlilikler zordu ve çok çalışma gerektiriyordu. Ve affetmeyi. İkincisi zordu ama bir ilişkide hataların olması kaçınılmazdı. Asıl soru, bunların ne kadar büyük olacağı ve affetmenin sınırının nerede olduğuydu.
Gerçekte dört boyut vardır, üçüne uzayın üç düzlemi adını veriyoruz, bir dördüncüsüyse zamandır. Fakat önceki üç boyutla sonuncusunun arasına gerçekdışı bir ayrım çekilmekte, çünkü bilincimiz, kesintilerle, o sonuncusu boyunca, yaşamlarımızın başından sonuna dek tek bir yönde hareket eder.
Her zaman kendi peri masalımda sonsuza dek mutlu olmak istemişimdir, ama belki de böyle bir şey yoktur. Belki de gerçek aşk, iki kusurlu insanın birlikte karşılaşacakları engellere rağmen birbirlerini seçmeleri ve buna değeceğine karar vermeleridir.
Zehirli durumlardan uzaklaşmayı normalleştirelim. Ruh sağlığınız bozulduğunda sırf herkes sizden bunu bekliyor diye dayanmak zorunda değilsiniz. Bir durumu yeniden değerlendirmek ve sizin için hala kabul edilebilir olup olmadığına karar vermek sorun değil.