O halde bil ki, tedbir ve sakınma seferi sahibini hissedilir olandan akledilir olana, nimetten azaba, gizlenmekten zuhura, ölümden âlem hakkındaki bilgimizin sonucu olan varlıklar ile kāim hayata çıkarır. Tedbir ve sakınma seferi, insanî yaratılışa ve insanın cismi bakımından nereden kaynaklandığına dair bilgiye ulaştırır. Ayrıca tedbir seferi her ne kadar tâbilik yoluyla insan her ikisini bilse de düşey ve yatay olmayan dikey harekete dair bilgiye sebep olur. Yine insan kendisi dışındakilere karşı kendisine gereken bütün üstünlük ve zarafet makamlarını, gördüğü her şeydeki basireti, kendisine yardım eden şeye destek olmayı bilir. Bu nedenle kendisine, içinde kendisi için meyvelenme ve nimet olan şeyler gelir. Bu makamdan kazanılan bu sıfatla verâset ilmini bilir; hangi koşullar altında ne miras kalr, kimden miras kalır ve kim mirasçı olur? İnsan nurların işrak ve sırların hilallerinin doğuş yerlerini bu sefer sayesinde bilir. Böylece insanlar kendilerini ve nimetlendikleri seyleri yok edecek sıfatları idrâk etmekten sakınırlar. Ancak bütüin bu sakındıkları ve tedbir aldıkları şeylerin peşinden onlar için bir kurtuluş olacaksa, o zaman düşman çok kuvvetli olsa bile sakınmazlar. çünkü onlar Allahın yardımı ile galib gelirler. Zira Allah Teala`ya karsı mukavemet edilemez ve Ona üstün de gelinemez. O çok güclü ve pek merhametlidir. Bu sıfat kulda yerleştiğinde Allah bütün işlerinde onun elinden tutar ve onu kurtuluşunun bulunduğu şeye yöneltir. Kul böylece su üzerinde yürümek, ruhlardan veya insanlardan olan düşmanlardan kurtulmak, düşmanlarını yok etmek gibi olağanüstü hallere sahip olur. Bu sefer ilahi yakınlığa bağlı olan ebed mutluluğu ile sonuçlanır. Bu makam, sahibinin bu makamdaki seferinde, kendisi ile ebed mutluluğu arasına giren engellerden güvene kavuştuğu