Sadi Şirazi de ki: "Farkında değil misin ? Yırtıcı hayvanlar, kuşlar hep yemek hırsıyla tuzağa düşüyorlar. Bütün yırtıcı hayvanlara kafa tutan kaplan bile sırf yemek hırsıyla fare gibi kapana düşüyor."
Teknoloji görünüşte insanlara daha rahat yaşama imkanları sağlamaktadır. Ama bu imkanların aynı zamanda çok çeşitli problemlere yol açtığı görmezlikten gelinebilir mi? Kapitalizmin teknolojiye bağlı olarak kurduğu amansız çark, lükse, konforizme alıştırılan insan, devamlı artan talep ve bunun sonucunda ortaya çıkan korkunç bir çalışma temposu, otomatizm... Ürettiğinden daha fazlasını tüketen, eşyaya gittikçe daha fazla bağlanan, çalışmaktan arta kalan zamanını, otomatizmin sıkıntısından kurtulmak amacıyla eğlence endüstrisinin emrine verdiği için kendisiyle başbaşa kalamayan, kalbine dönecek zamanı bulamayan bir insan tipi.
İslam büyüklerinden birisi, bor gün çamurlu, kaygan bir yolda yürüyordu. Adımlarını gayet dikkatli atıyor, paçalarını pisliklerden korumak için titizlik gösteriyordu. Ama ne yazık ki tüm dikkatine rağmen ayağı kaydı, sendeledi ve düştü. Her tarafı çamur oldu. Ayağa kalktı ve artık dikkatsizce rastgele yürümeye başladı. Yürürken de kendi kendine şöyle söyleniyordu: "İşte" diyordu, "Günaha düşmeden önce çirkinliklerden sakınan adamın hali böyledir. Bir defa, iki defa derken, günaha battıktan sonra artık aldırış etmez, onun tam ortasından yürümeye başlar..."