Roman dönemi resmetmesi ve dili ile oldukça etkileyiciydi. Sanırım edebiyatta o dönem etkin olan romantik akımı çok iyi örnekleyebilir bu eser. Karakterlerin iyiliği mutlak, kötülerin ise kötülükleri mutlak. Kitabın kahramanları her yönleriyle mükemmel, kötü karakterler ise her yönleriyle kötü. Yapılan kahramanlıklar, aşk için yapılan fedakarlıklar çok büyük.
Bu seferki okumam lise zamanlarımda okuduğum kadar tat vermedi. Sanırım yaş ilerledikçe biz de değişiyoruz, karakterlerin bu kadar keskin ayrımı romanın gerçekçiliğini etkiledi gözümde. Lise zamanlarımdaki kadar beğenmememin sebebi bu sanırım.
İki Şehrin HikayesiCharles Dickens · Altınpost Yayıncılık · 201876,7bin okunma
George Orwell'in okuduğum ilk kitabı. Alegorik anlatım tekniğiyle yazılmış bir roman olduğunu öğrendim.
Kitapta günümüzdeki medyayı temsil eden karakter domuz Squelar'ın şu sözleri bana çok tanıdık geldi.
"biz domuzlar düşün emekçisiyiz.bu çiftliğin tüm yönetim ve düzeninden biz sorumluyuz. gecemizi gündüzümüze katarak sizin için çalışıyoruz. bu sütleri sizin uğruna içiyor,bu elmaları sizin uğrunuza yiyoruz. biz domuzlar görevimizi yeterince yerine getiremezsek ne olur biliyor musunuz? jones geri gelir. aranızda jones'ın geri gelmesini isteyen tek bir hayvan yoktur sanırım."
Başkalarının hakkını yemenin nasıl bir mantık silsilesine oturtulduğunun güzel bir örneğidir bu sözler. aba altından sopa göstererek, tehdit ederek şantaj yaparak zaten hakkın olanı lütfediyor gibi göstererek sömüren zihniyetlere güzel bir örnektir bu sözler. Ölümü gösterip sıtmaya razı etmenin başka bir söyleyiş şeklidir aslında bu sözler.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2019296,9bin okunma