Cephede bir ordu ölümle pençeleşirken burada ve elbette buralarda, yalnız Akşehir'de değil, bütün memlekette birşeyler "ufak tefek birşeyler" olmuştu. Salih ve binlerce Salih sınırlarda kol, bacak bırakır, meslek, zenaat bırakırken Niko ve Nikolar usta olmuş, dükkânlar açmış, bahçeler satın almışlardı... Ve birşeyler "ufak tefek birşeyler" olmuştu.
"Salih, Salih... Salih'im."
Bir kadının bu sesi çıkarabilmesi için ana olması, bir oğlunu şehit vermesi, dul kalması ve nihayet, son oğlun da işte böyle cepheden beklemesi gerekti. Ve, insanın harbi ne olduğunu anlaması için bu sesi işitmesi gerekirdi.