İki gün sonra, Cuma günü İstanbullu Hoca'nın vereceği vaazdan bahsediyor, böylece de sözü ister istemez ahvâl-i âleme getiriyorlardı. Ve ahvâl-i âleme İstanbullu Hoca'nın hususi sohbetlerinden açtığı bir pencereden bakıyorlardı. Ama kimse pencerenin mencerenin farkında değildi, herkes Hoca'nın verdiği bilgilerle, Hoca'nın yorumlarıyla konuşur olmuştu da, yine mendj bilgisini, kendi kanaatinj söylüyor sanırdı.