Millici

Millici
@Floremzi
Mezun
30 okur puanı
Nisan 2026 tarihinde katıldı
Edebiyat ve onun yaygın sekli olan roman ciddi bir şey olsaydı bütün kadınlar roman okur muydu? O halde bunca edebiyat tarihi uzmanları boşuna mı uğraşıyor diyeceksiniz. Hayır, boşuna değil. Akıl hastalıklarının tarihiyle uğraşanlar olduğu gibi edebiyat tarihiyle uğraşanlar da insan topluluğunun bir yönünü aydınlatıyor demektir.
Grev... Milletin kültür bakımından en geri tabakasına bu hakkı tanı da memura tanıma... Neden? Memur grev yaptığı zaman sadece işine gitmez. İşçi ise işyerini tahribe başlar. Memurun en aşağısı orta okuldan çıkmadır. İşçinin ise en yükseği orta okulu bitirmiştir.
General bu sözüyle beni Atatürk’e rakip durumuna sokmuştu. Fakat durum Atatürk’le bir tarih imtihanına girmeme elverişli değildi. Sözün gelişi imtihana girsek bile o bana Miken medeniyetini, bende ona Kür Şad ve Yabgu Çiçi’yi soracaktım. Anlaşamıyacaktık. Bundan başka, tarih alanında da olsa Atatürk’le rakip olmak, yani kendisini onunla eşit tutmak akıllara durgunluk verecek bir işti. Atatürk, İngilterenin desteklediği Yunanlılara karşı Türkiye’nin bağımsızlığını kurmuştu. Ya ben? Bununla beraber ben de daha az bir şey yapmış değildim: Hasan Âli ile Falih Rıfkı’nın desteklediği İsmet İnönü’ye karsı kendimi korumuştum. Hangisinin daha güçlü olduğunu okuyucular takdir etsin...
Ben Medeni kanunun bana verdiği haklar ve yetkiler içinde, hususî hayatımı ilgilendiren bir iş yapmıştım o kadar. Ben de onların boşanma ve yeniden evlenmeleri hakkında dosya tutsam acaba Türkiye’de bir kağıt buhranı olmaz mıydı? Ya, 1944 mağdurlarından arkadaşımız Nurullah Barıman gibi dört defa evlensem ne olacaktı? Herhalde bir felaket olacaktı. Bu mesele yüzünden belki de devletin dış siyaseti ile uğraşmağa vakit kalmıyacak ve on yılda on beş milyon er yaratmağa, yurdu çelik ağlarla örmeğe imkan bulunmayacaktı.
Atsızın gözünden kadının toplumdaki yeri
Türkçülük, Türk soyunun tarihi geleneğine dayanarak, kadın hususunda hür düşüncelidir ve kadına saygı beslemektedir. Ancak, kadının koket derecesine düşmesine de şiddetle karşıdır. Kadına saygı beslemek, onu erkekle kayıtsız şartsız eşit tutmak anlamına gelmez. Tanrı 'nın ayrı yarattığı iki cinsi bir tutmak, tabiat yasalarına aykırı bir davranıştır. Kadınların her türlü öğrenimi yapmalarına ve bazı durumlar dışında her mesleğe girmelerine taraftarız. Fakat aile yapısının korunması bakımından kadının her şeyden önce analık ve evdeşlik görevini yapmasını isteriz.