Kitap İttihat ve Terakki'nin iç dinamiklerini özellikle Yakup Cemil ve onun gibi komiteci sayılabilecek, Merkezi Umumi ile pek anlaşamayan, ve fırka içinde ağırlığı olan kişilerin Divan-ı Harpte, kesin mahiyette delil sayılamayacak türden ithamlarla yargınlanmalarını göz önünde bulundurarak açıklamaya çalışır. Ve bunu da kendisinin de ön sözde bahsettiği gibi o döneme bizzat şahit olduğu ve malumat sahibi kişilerle de temas ederek geliştirdiği kanaatlerini zaman zaman hikayeleştirme ve diyalog yazma yoluyla okucuya aktarıyor. Bu durum kitabın okunmasını kolaylaştırıp eğlenceli bir hale getiriyor olsa da kitabın içeriğini yer yer gerçeklikten uzaklaştırdığı kanaatindeyim. Özellikle de Divan-ı Harp tutanaklarının erişime açılması bazı hususlarda Mustafa Ragıp Esatlı'nın yanıldığını ortaya koyuyor. Ama yine de özellikle İttahat ve Terakkiye merak duyan kişilere bu yapıya farklı bir pencereden bakma fırsatı verdiği için değerli bir eser olduğunu düşünüyorum. Kitabın içindeki her şeyin salt doğru olmadığını kabul ederek okumanızı tavsiye ederim. Ayrıca da Yakup Cemil meselesine ilgi duyan ve daha mesnetli bir eser okumak isteyenlere Hasan Ali Polat'ın "Yakup Cemil'in Hayatı ve Divan-ı Harp Sorgusu Tutanakları" adlı eserini okumalarını tavsiye edebilirim. Eserin adından da anlaşılacağı üzere kitabın içerisinde Divan-ı Harp sorgusunun tutanakları birebir mevcuttur.