- Bazı sevgileri sırtta bir kambur gibi düşün... Mesela annenin sevgisi benim sırtımda bir kambur gibidir, onu daima taşırım ve asla bana yük olmaz.
- Annem sırtındaki kamburu düzlemeyi teklif etse?
- Bunu isterim, ama ondan daha fazla isteyeceğim şey annenin de benim gibi kambur olmasıdır. Ta ki onun bir kambura baktığı gözle ben de ona bakayım; benim onu anladığım gibi o da beni anlasın, kambur olmanın acısını azıcık da olsa hissetsin.
- Baba… Sen de benim kamburumsun!
- İnsan sevdiğini söylemeli ama sırrını saklamalı değil mi?
- Sevgisi bir sır ise daha çok saklamalı, yalnızca düşmanından değil, dostundan bile... Bazen bir sırrı dosta açmakta bile ihtiyatlı davranmak gerekir.
- Sevgiyi sır gibi görmek hastalıklı bir düşünce sayılmaz mı?
- Hayatta dostlukların bir gün düşmanlıklara dönüştüğünü unutmamalısın yavrum! Nice dostlar vardır ki sana iyilik yaptığını zannederek aslında düşmanlık ederler.
- Ben Lâlin'siz olamam.
- Bunu Lâlin'e hiç sordun mu? O da sensiz olamaz mı acaba?
- Kabullen artık, kadıncağız yirmi yıldır seninle ama sensizliği tercih etmiş. Sen de onunlasın ama onsuz yaşıyorsun!