Birbirimizden uzak geçen senelerin sonunda, konağın giriş katındaki salonda, tam karşımda duruyordu. Zeliha, benim canım kız kardeşim benden daha yaşlı görünüyordu. Zaman ikimiz için de tahripkâr bir güçtü; benim için durarak, onun içinse hızla akarak bir hüzne dönüşmüştü. Onun yüzündeki çizgilerin aynısı benim ruhumda vardı.