İnsanın bu dünyadaki rızkı ölünce kesilir derler, lakin ölüm ebedi bir rızkın kapısıdır, hatta bazen rızkın kendisidir. Varsın bu süslü, yalan dünya onu isteyene kalsın.
Ne tuhaf, insanlar ölüyor, bedenleri toprak altında çürüyor ama seni yaralayan zehirli sesleri ölümsüzlüğe erişip hayatın boyunca kalbinde ve kulağında kalıyor.
Kelimelerini yitirmiş dargınlıklarla doluyum. Beni yıkabilecek ne kaldı ki bu dünyada?
Yarım kalmış bir aşkı, kırık, paramparça bir aşkı yaşadım; sevdiğim adam kalbimi yaralayabileceği en hoyrat, en alçaltıcı ayrılık hikâyesiyle uzaklaştı hayatımdan. Dargınlığım kaldı bir tek; anneme, babama, kardeşlerime, beni sevdiğine inandıklarıma, çekip gidenlere. Çekip gidenlere en çok. Aslında hayata. Hayatıma.