En parlak yıldızların üzerinde bile lekeler vardır , Miss Scatherd'ınki gibi gözler ise sadece bu küçücük lekeleri görür ama yerküreyi kaplayan parlaklığa karşı kördür.
- Jane Eyre, P.99
Her şeyden biraz: piyano ve şan; çat pat yabancı dil, konuşmalara serpiştirilen birkaç tanınmış yapıt ya da sanatçı adı, hiç kimsenin bilmediği bir şairden birkaç dize ya da herkesin bildiği bir şairden kimsenin aklında kalmamış birkaç dize; kadın haklarını savunurken permalı, sarartılmış saçlarını erkek ağırlıklı bir toplantıda odak olma adına kumralımsı, hanım hanımcık bir topuzla toplama becerisi; genellikle ana tarafı bir biçimde Saray’a, baba tarafı bir biçimde taşradaki Atatürkçü kadrolara bulaşmış bir ailenin zekâ yaşı onda, beden yaşı otuzda durmuş, doğum tarihine göreyse kırkını çoktan aşmış kızı sıfatıyla parayla sevgi/nefret bağlılığı, bir gün aslını keşfederse nasıl ve ne doğrultuda kullanacağını bilmediği bu karmaşık, parçalanmış kimliği arar görünmekteki inadı; bu arada, “mutfakta aşçı, yatakta fahişe, salonda madam”ı oynamaktan hoşlanması, bu rolleri oynamaktan hoşlanmayan kadınlara duyduğu saygı/nefret bağlılığı. Kısaca her ülkede, her dönemdeki okumuş kadının çoğunluğun, kendini azınlıktanmıș, seçkinmiş gibi gösterme çabasındaki yarı aydın temsilcisi.
- Otuzların Kadını