FilizD

Puan vermedi·408 syf.··
2024 15. kitabı
Çok sevdim bu kitabı ki ; sayfalar özgür atlar gibi koştu önümde. Tam o kahramanın kaldığı otelde kalıp, ezberleyip anladığım sokakları gezmek istedim ,öyle ki Mevlânâ Celalettin Rumi Hazretleri’nin türbesine giden yolu , elimde kitabımla adım adım yürümek istedim. Betimlemeler çok iyi, mekanda polisiye araştırma olarak başlayan hikaye, gitgide yerini kendi iç dünyanı araştırmaya bırakıyor. Hemen ardından aynı yazarın Patasana adlı romanını aldım, Sanki hikaye orada devam edecekmiş gibi, tabii ki etmeyecek… ama işte Bab-ı Esrar’dan kopamadım anla beni ,kesinlikle oku ve bul bir yerinde kendini.
Bab-ı EsrarAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201842,7bin okunma
Reklam
Puan vermedi·184 syf.··
2024 53. kitabı
Dört Anlaşma’dan sonra ticari kaygılarla yazılmış olduğunu düşündüğüm bir kitap. Dört anlaşmada dört duvarı tamamlayan evin çatısı gibi düşünülmek istenmiş olabilir. Ama seçilen tema gayet yetersiz ve dört maddenin üzerine çıkamamış. Beşinci madde: insanların söylediklerine şüpheyle yaklaş ama anlamak için iyi dinle. Bu zaten “sözcüklerini özenle seç” kısmında konu bahsi. Çünkü kişi zaten sözcükleri seçerken incelikli düşünüyor. Bu noktada zaten düşünmeden dinliyor, dinlemeden düşünüyor, Varsayımda bulunmamak için de düşünmesi icap ediyor. Kişiselleştirmemek için de düşünmesi gerekiyor. Yani beşinci madde asla bu dört duvarın çatısı olamaz. Bu dört duvarın çatısını insan yalnızca bu dört maddeyi harmanlayarak oluşturabilir. Bence durum budur.
Beşinci AnlaşmaDon Miguel Ruiz · Ötesi Yayıncılık · 20101,332 okunma
Puan vermedi·122 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Bu kitabı çok seviyorum, hatta bir dönem sürekli çantamda taşıyordum, bir cüzdan gibi, bir kimlik, bir güneş gözlüğü, bir anahtar gibi en zor anlarda fayda sağlayan bir araç gereç gibi. Zor anlarda sanki insanı silkeleyen bir hali var. Öyle bir anda maddeleri okuyup kendine gelebilirsin bana göre. Hani askerlerin yürürken yanlış adım attıklarında düzgün adıma geçmek için yaptıkları manevra gibi. Bu arada dört anlaşmanın maddeleri basit gözüküyor ama iş uygulamaya gelince zorlayabiliyor. Yazar dört anlaşmayı şöyle sıralamış; 1.”Sözlerinizde sözcükleri özenle seçin,” 2."Hiçbir şeyi kişisel algılamayın," 3. "Varsayımda bulunmayın," 4. "Her zaman yapabildiğinizin en iyisini yapın” 1. Sözcüklerini özenle seç; Söylediğin sözlerin hem kendin hem başkaları üzerinde bir etki yarattığını unutma. 2. Hiçbir şeyi kişisel alma; İnsanların davranışları çoğu zaman seninle değil, onların kendi iç dünyasıyla ilgilidir. 3. Varsayımda bulunma; Bilmediğin şeyleri tahmin etmek yerine sor ve netlik oluştur. 4. Yapabildiğinin en iyisini yap; O anki şartların içinde elinden gelenin en iyisini yap ve kendini suçlama. Kitabı okuyun elbette ama dört anlaşmayı artık biliyorsunuz, bence okumayı beklemeden bu anlaşmayı hemen şimdi kendinizle yapın, bir deneyin bakalım , hatta belki bir arkadaşınızla paylaşıp güzel bir oyuna bile dönüştürebilirsiniz, belki birbirinize hatırlatırsınız, bence denemeye değer iyi eğlenceler.
Dört AnlaşmaDon Miguel Ruiz · Ötesi Yayıncılık · 202316,3bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 23:47
Yazar Kutsal Kitabımızı rehber alarak; ayetlerden, evliyalardan, özlü sözlerden derlemeler yapmış ve güzel bir sohbet havasında okuyucuya nakletmiş. Sade ve akıcı bir dil kullanmış, bu sebepten her yaştan okuyucu için uygun. Ayrıca güzel dini bilgiler öğrenme sebepli de tavsiye edilebilir. Ayetler ,dualar şüphesiz kusursuz, özlü sözler örneklemeler temenniler sakinlik verici bu noktada bir cep kitabı niteliğinde. Kitaptaki bir adet dualarla tepe çakra açma uygulaması dikkatimi çekti ve gayet başarılı buldum, denenmeli. Yalnız “Toplumda karma denilen bir bilinç var güya atalarımızdan gelen sorunlar bizi etkiliyor muşcasına teşhisler konularak bize empoze ediliyor demiş ve En’am 164 ile birlikte “Hiçbir günahkar başka bir günahkarın günah yükünü yüklenmez” diyerek desteklemiş. Atalarının yaptıklarından sen asla sorumlu değilsin diyerek cevap hakkı doğurmuş. Bana göre orada atladığı küçük bir nüans var. Elbette kişi atalarının günahlarından sorumlu değildir. En’am suresinde de açıkça ifadesi vardır çok şükür. Fakat yazarın atladığı nüans olan; atalarının işlediği günahların kişiye aktarımı değil atalarının işlediği günahların neden olduğu yeni durumdan kişinin hayatının etkilenmesidir. Yani “dedesi erik yemiş torununun dişi kamaşmış” sözünün karşılığıdır bu. tabii ki torun erik yememiştir ikame edersek, bir günahı yoktur ama kanından ilerleyen ekşilik hayatına süre gelmiştir. Örneğin; atası hırsızlık yapmıştır torununa hırsızın oğlu kızı denmiştir. Bu noktada diyeceğim odur ki; toplumun karma diye bahsettiği mevzu; atalarının onlar için bilerek bilmeyerek meydana getirdiği yaşam zeminidir. Zira hepimiz , Adem babamız ile Havva anamızın yasak meyveyi yemeleri sonucu cennetten çıkartılıp dünyaya gönderilmeleri sebepli yeryüzünde değil miyiz? O halde ben yasak meyve yemedim
Korkmayın Çünkü Ben SizinleyimUğur Koşar · Destek Yayınları · 202372 okunma