Düşteymiş gibi yapıyordum her şeyi. Görünmez bir el yüreğimi sıkıyordu sanki. Bu işin sonunun nereye varacağını bilmediğim için sinirlerim yay gibi gerilmişti. Dünyaya geldiğime bin kez pişmandım.
Her şey bitmiş, en sonunda ben yenik düşmüştüm. Ama yaşamak için önce ekmek parası kazanmak gerekiyordu. Çalışmaya başladıktan sonra gerisini düşünecektim.
Ya insanın yaratılışından bu, ya da ben böyleyim; hep bir şeylerin eksikliğini duyuyordum. Ne çalışmayla, ne dostlukla ne de seven bir kadının sıcak ilgisiyle giderebiliyordum bu eksikliği.