"İnsan kendi hayatını düzenlemek, tabiatını değiştirmek için yaratılmıştır. Sen karnını şişirip şişirip sonra da kabahati tabiatta buluyorsun. Senin de kanatların vardı ama çıkardın."
"Aşka düşen bir insanın kendi ruhunda filizlenen bu duyguyu, gözlerini kapayan büyüyü bir bilgin gözüyle seyretmeye vakti yoktur.Kalbinin ne zaman ve nasıl hızla çarpmaya başladığını, nasıl birdenbire kendini feda edebilecek kadar güçlü bir bağla bağlandığını, nasıl kendini unutup sevgisiyle bir olduğunu, zekasının nasıl uyustuğunu ya da alabildiğine inceldiğini,iradesinin, düşüncesinin, nasıl esir olduğunu, dizlerinin nasıl titrediğini, ateşinin nasıl yükselip gözlerinin nasıl yaşla dolduğunu göremez..."
"Zihni belirsiz,garip düşüncelerin kargaşalığı içinde kaybolmuştu. Düşünceleri gökte, birbirine bağlanmadan, başıboş dolaşan bulutlar gibiydi.Hicbirine hâkim olamıyordu.Kalbi ölmüs; bir an için hayatının akışı durmuştu. Eski düzeni bulabilmesi,yeniden yaşayabilmesi için zaman gerekti."
-İnsan niçin yaşadığını bilmezse günü gününe yaşamakla kalıyor; günün geçmesini, gecenin gelmesini beklemekten başka zevki olmuyor. Bugün nasıl yaşadım, sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor, ertesi gün gene aynı hayat.