Gerçi hayat bana öğretmişti; kul kurar, felek gülerdi. Her ilmeğini planlayarak ördüğünüzü sandığınız atkı, gün gelir boynunuza dolanıverirdi. Ölüm diye bir şey vardı çünkü. O varken yarın ne demekti, planlar neye yarardı!
Dünya dört buçuk milyar yaşında. Sen giderken o dönüyordu yani. Bazen bazı acayiplikler sırf bizim başımıza geldi sanıyoruz ya, öyle değil. Dünya alışkın. Bizim hayretle anlamaya çalıştıklarımızı o ezberden okuyor. İyiliğimize, kötülüğümüze, mucize dediklerimize, hepsine şerbetli.