Korku niş sayılabilecek bir kültür olsa da maalesef çoğu zaman klişelere kurban gitmiştir. Zira hikayeler de, yaratıklar da birbirine benzer. Maharet bu hikayeyi okuyucuya yaşatarak anlatmaktır. Nar Katliamı tam olarak bu maharetle yazılmış.
Türk korku hikayelerini hepimiz az çok biliriz, çevremizden duyarız. Kitabı okurken bu hikayeleri hatırlıyorsunuz fakat yazar karanlık, tekinsiz atmosferi ve karakterleri öyle bir aktarıyor ki anlattığı her hikayenin içindeymişsiniz gibi hissediyorsunuz. Kısa birkaç güzel hikayeden oluşan bu kitapta favorim Lovecraftvari atmosferi ve kıyamet sonrası benzeri anlatımıyla Şeyler oldu. Her korku severin kitaplığında bulunmalı.
Eserlerinin devamını diliyorum.