Aziz Nesin, her eserinde de olduğu gibi bu eserinde de keskin zekasını kalemine aktarmayı eksik etmemiş. 16 hikayeden oluşan bu kitapta yansıtılan karakterler aslında hiç de bize uzak değil. İçimizden birileri belki de kendimiziz.Geçen olaylardan birçoğu ya başımızdan geçti ya da şahit olduk. Kısacası Aziz Nesin bir mesaj vermek istediği zaman olağanüstü bir durum yaratmaya pek ihtiyaç duymuyor. En basit olaydan bile insanı düşünmeye sevk ediyor, ağlanacak haline güldürüyor.
Kitaba adını veren "Rıfat Bey Neden Kaşınıyor?" adlı hikayeden çok "Ayten'in Kocası" ve "Bu Eve Gazete Giremez" hikayeleri daha çok dikkatimi çekti.Hatta "Bu Eve Gazete Giremez" hikayesini okurken çocukluğumda yaptığım olur olmaz hareketlerim, bitmek tükenmek bilmeyen meraklarım aklıma geldi.
Sabahattin Ali, 1946'da eşi Aliye'ye yazdığı mektupta Markopaşa'da birlikte çalıştıkları Aziz Nesin'den dolayı işleri tek başına ona bırakamayacağını, siyasi bakımdan ve mizah seviyesi bakımından kontrole muhtaç olduğunu düşünmüş. 1965'te basılan bu eseri o da görebilseydi muhtemelen fikrini değiştirirdi.
Keyifli okumalar dilerim.