Erkekler ne kadar tuhaf! Tek bir söz için, bir hafta sonra kesinlikle unutulacak olan bir söz için, feda etmeye ve kesip atmaya hazırlar sadece hayatlarını değil, başkalarının vicdanını ve mutluluğunu da...
Kitap, tarihteki Pugaçev İsyanını, genç subay Pyotr Andreyiç'in gözünden anlatmaktadır. Yaşadığı yerden oldukça uzağa gönderilen genç subay yüzbaşının kızı Marya İvanovna'ya aşık olur. Pugaçev İsyanı etrafında gelişen olaylarla birlikte Pyotr da kendini, ülkesine olan sadakati ve aşkı arasında bir imtihanın içinde bulur.
Bu kitaba yalnızca Marya ile Pyotr aşkını anlatıyor kısıtlaması yapmak çok yanlış olur. Çünkü dönemin olaylarını gerçekçi ve yakından ele aldığı için aşk mevzusu bile geri planda kalmış.
Pyotr'un sevdiği kadın için yaptıklarıyla birlikte ürkek ve utangaç bir taşralı kız Marya'nın çariçeye kadar çıkıp sevdiği için mücadele edip hakkını araması da takdir edilesi.
Ama bu hikayeyi dikkat çekici yapansa Pugaçev karakteriydi bana göre. Pyotr yolda kaldığında ona yardımcı olan adama kürkünü hediye etmesi, ardından o adamın Pugaçev olarak karşısına çıkması ve Pyotr'u ipten kurtarması hatta Pyotr 'un sevdiğine kavuşmasına yardımcı olması "İyilik eden iyilik bulur." lafının en güzel örneğidir herhalde.
Tıp fakültesinden yeni mezun olmuş bir doktor, saçma sapan inançların ve geleneklerin hüküm sürdüğü uzak bir kasabaya gelir.Ülkenin siyasi durumu şehirlerdeki hayatı altüst ederken,genç doktor ise şehirden uzak yaşayan kırsal kesim insanının eğitimsizliği ve batıl inançlarıyla mücadele eder.
Doktor Bomgard'ın acemiliğinden dolayı yaşadığı gergin ve panik halleri, sadece bir doktorun değil her meslekten insanın yaşadğı "hiçbir şey bilmiyorum, ne yapacağım şimdi?" çaresizliği birçok insanın muzdarip olduğu bir durum olduğu için doktorla empati kurmak pek de zor değil.
Hikayeleri ilgi çekici olması, anlatılan vakaları sanki siz yaşayormuşçasına hissettirmesi kitabı sürükleyici hale getirmiş. Özellikle" Horozlu Havlu" daki ampüte bölümünü okurken "Bacağım yerinde mi? " diye kontrol etmeden duramadım.
Üzücü olan ise bugün Anadolu'nun herhangi bir köyünde görev yapan bir doktorun karşılaşacağı durumların kitaptan pek farkı olmayacağı . Aradan geçen onca yıl, teknolojik ve ekonomik gelişmeye rağmen insanlarda değişen bir şey olmadığını fark ettirmesi de cabası...