Kapitalizm Musevilerin becerisiydi, borsayı ellerinde tutan zengin Musevi bankerler endüstrileşmeyi finanse etmişlerdi. Sosyalizm ise yine Museviler başının altından çıkmıştı. Milliyetler için Marx’ın Yahudi olması ve sosyal demokrat lider ve kadrolarının Musevilerden oluşması yeterli kanıtlardı. Museviler, sosyalizmi sosyal reform ya da devrim yapmak amacıyla benimsemişlerdi. Aslında bu bir taktikti; Museviler dünyaya sahip olabilmek için bir yandan Marksizmi diğer yandan da kapitalizmi sefer etmişlerdi. Musevîliğin dünya hakimiyeti düşüncelerinin ilk aşaması ise uygarlığın temsilcisi Almanya’yı çökertmekti.