İnce Memed tadında başlayan ama sayfaları çevirdikçe farklılığı görebildiğiniz bir kitap. Belgesel tadında, yazarın araştırmaları sonucunda derlenmiş bir eser. Çakırcalı Mehmed Efe'nin hikayesi. Bir solukta okuyacağınız bazen dağdaki eşkıyayı savunacağınız bazen de o kadar da olmamalı diye devlet düzenini sonuna kadar destekleyeceğiniz bir eser. Hikaye akıcı, dil sade ve anlaşılır. Yine de arama motoruna ihtiyaç duyacaksınız çünkü kitaba olduğu gibi alınan telgrafları anlamak pek mümkün değil. (Buradan Ulu Önderi saygıyla tekrar anmayı borç biliyorum. Atam harf inkılabını gerçekleştirdi de dilimiz layığına kavuşmaya başladı).
Gelelim hikayeye: Çakırcalı Mehmed Efe Çakırcalı Ahmed'in oğludur. Ahmed Efe Ege'nin dağlarında merhameti ve yiğitliğiyle ün salmış bir eşkiyadır. Devletin de davetiyle yüze inmiş ve dağdayken kendini amansızca takip eden Hasan Çavuş'la ahbap olmuştur lakin Hasan Çavuş Efe'ye ihanet edip onu kalleşçe öldürmüştür. Bunun üzerine oğlu Mehmed' e babasının intikamını almak düşmüştür. Mehmed Efe istemeye istemeye dağa çıkmış eşkiya olmuş ve babasının intikamını almıştır. Dağda iyice tecrübe kazanan Efe olmadık taktikler geliştirmiş böylece hem taburlarla üstüne gelen Osmanlı müfrezelerinden, tecrübeli paşalarından hem de dağda bulunan diğer tüm eşkiyalardan rahatlıkla kurtulmuştur. Fakat düşmanları ondan kaçamamıştır. Efe çok kez düze inmesine rağmen gerek halk gerekse Osmanlı tarafından rahat bırakılmadığı için yeniden dağlara dönmek zorunda kalmıştır. Eşkiyalığı boyunca zengin ve zalimden alıp halka vermiş, fakir fukaraya yardım etmiş, hak hukuk gözeterek işlerini sürdürmüştür. Fakat aynı zamanda yakıp yıkmış, onlarca cana kıymış, devleti zpr durumda bırakmış ve işi devlet içinde devlet yaratmaya kadar götürmüştür.
Hikayede Çakırcalıyı öldürdüğünü