Özgür beyin harika çevirisi ile sevgili Woodman patriyarkinin psişemizdeki anima ve animusa nasil her yönden saldırdığını ve bu iki bileşeni sadece güç ve erk uğruna nasıl umarsizca yeniden inşa ettiğini ve bunun trajik sonuçlarını ele alıyor. Hepimizin içinde yaralı bir damat var. Hepimizin içinde bir cadı anne var. Kral ölüyor ve bunu sezen bilinçdışı müthiş bir Eşzamanlilikla böyle güzel kitaplar, kelimeler ve bunları bize aktaracak insanlar aracılığıyla bize yol gösteriyor adeta. Bizim gibi, bir yönetici değil baba-tanrı arayan, Toprak Anayı mali mülkü ve ticari emeli olarak gören ve tüm özgürlük adına demokrasi adina yaptığı seçimleri bu mentalité ile yapan işlevsiz patriyarkal bir toplumda sağlıklı olgun animusun ve animanin tanınıp tekrar doğması, buyutulmesi bakılması bireysel ve kolektif esenligimiz için oldukça önemli. La cultura cura, şifacı kültür aileden Anne babadan ve ondan miras alınan eril ve dişil özelliklerin birbirine sağlıklı bir şekilde kaynaşması ile gerçekleştirilebilir. Woodman rüya örnekleri ve muhteşem yorumuyla bunu çok tatlı anlatmış. Kral ölüyor...Yeni doğacak kutlu prens hem Kara Madonna tarafından yeraltınin ve gölgenin en vahşi bölgelerinde inisiye edilmiş, hem sağlıklı animasi ile yükselen dişile denk... Tavsiyemdir.