Her yer çok kasvetliydi. Önümdeki kitabı okurken hep içimi çekip duruyordum; çünkü artık dünyanın tadı tuzu kalmamış, bir daha da o tat geri gelmeyecekmiş gibiydi.
Zavallı adam! diye düşündüm. Bütün insanlar gibi senin de yüreğin, senin de sinirlerin var! Ne diye bunları gizlemeye kalkıyorsun? Gururun Tanrı'nın gözünü bağlayamaz ya! Sen büyüklenmeyi bırakıp "Ah!" diye haykırancaya kadar Tanrı'yı, böyle kendine eziyete kışkırtıyorsun.
Ölü odasında ne yeryüzünün ne cehennemin bozamayacağı bir huzur bulurum; ölüm sonrası sonsuz, gölgesiz bir yaşam olduğu kanısı kesinleşir içimde; ölenlerin önünde artık sonsuzluk vardır. Orada yaşam sonsuz, sevgi sonsuz, zevk de neşe de sonsuzdur.