"Eğer okuduklarınızı yorumlayıp , kendi vizyonunuzla , kendi değerlerinizle harmanlamayacak ; çıkarımlar, tespitler ve icatlara dönüştüremeyecekseniz, satırları boşu boşuna üst üste yığmanızın bir anlamı yoktur.
Amak-ı Hayal'deki kahramanların ve kısa hikayelerin alınıp birtakım değişiklikler ile yeniden yazıldığı bir kitap fakat Amak-ı Hayal'i okuduktan sonra aklımda uçuşan fikirler bir yere bağlandı.
İçindeki hikayeler -ne demek istediğini anladığımız zaman- güzel şeyler söylüyor . Misal tek kollu tek bacaklı insanlar 7 yıl dert çektikten sonra iki ayaklı iki kollu oluyorlar. Fakat Allah bize dert çekmeden iki kol iki bacak bahşetti. Karınca hikayesinde de derin anlamlar gizli.
Çocuklar için iyi bir başlangıç. Sonu da iyi bı bitiş ile bitiyor. İyi bir tavsiye ile... Umarım her çocuk Aynalı Baba'sını bulur .
Varoluş kaygıları çeken Hikmet Benol , en küçük hesapların adamıdır. Fakat bu küçük hesaplarda hep kendimi buldum. Bu küçük hesapların adamı karısını beğenmez, bilgisiz bulur. Kendini ise bilgili görür. Kitaptaki isimler hep zıttı ile bağlantılıdır. Kitabın sonuna değin Albay Hüsamettin Tambay'ın gerçek mi yoksa hayali bir karakter mi olduğunu anlayamadım. Sonunda ise Hikmet Benol'un içinden çıkamadığı olay yüzünden kendine yaptığı şey* ile biter.
Kendinizi Hikmet Benol'un karanlığına salmak isterseniz buyrun okuyun. Karanlık ruhlu Hikmet!