Her zaman adı sanı olan büyük yazarları ve eserlerini yorumlamanın haddime olmadığını düşünürüm ve ona göre yorum yaparım, kitabın bende uyandırdığı hislerle ilgili anlatımlar ve çıkarımlardan bahsederim. Marquez gibi büyük bir yazar ve onun bu eseri için de edebi herhangi bir yorum yapmak haddime olmadığından ben bana hissettirdikleri ve düşündüklerini elimden geldiğince aktarmaya çalışacağım.
Açıkçası arka kapak yazısını okuduğumda daha farklı bir beklenti oluşmuştu içimde, o yüzden biraz beklentilerimi karşılayamadı dersem sanırım haksızlık etmeden doğru tanımlamayı yapmış olacağım. Ve yine arka kapakta bahsedilen olağandışı aşk denen şeyin ilk 100 sayfada ortada olmaması - ki kitap zaten 172 sayfa - beni biraz yordu çünkü olaya bir an önce dalmak istiyordum. Olaya dalmak demişken aslında öyle dalınacak bir olay olmaması da cabası elbette.
Yine de inanılmaz akıcı ve kendi içinde tutarlılığa sahip, okurken sıkılmak bir yana kendinizi akışa kaptırıp devam edebildiğiniz kaliteli bir kitap olduğunu düşünüyorum. Benim beklentisel farklılıklarım yüzünden ufak hayal kırıklığım olsa da bunun sebebi kitap değil benim içimde olan bir durum.
He tabii bir de bahsedilen 'aşk' kavramına dair bakış açısı tartışmaları olabilir, fakat ben bu tarz tartışmalardan hoşlanmıyorum, bana göre aşk aşktır ve sınır tanımaz, olağandışı diye adlandırmak da biraz abartı hissi veriyor her ne kadar kitaptaki gerçekten abartılı olsa da.