Osmanlı siyasi tahayyülatı ve iddiası, bir anlamda, ezeli geçmişi ifade eden kadim kavramının ebedi gelecek iddiası ihtiva eden devlet-i ebed-müddet kavramıyla buluştuğu yerde oluşmuştur.
Modernleşmeyi, evrensel bir zorunluluk olarak görmekle bir medeniyet ihtidası olarak görme arasında bocalayan Batı-dışı medeniyetlerin elit unsurları, aslında, ait olmadıları bir medeniyetin ben-idrakine nüfuz etmeye çalışmışlardır.
İyi günler... Schopenhauer Alman bir filozoftur. Bu kitapta insanoğlunun ilk zamanlarından beri yaşadığı aşkı metafizik bağlamında ele almak oldu. En son cümlelerinde bunu tanımlayacak kavramlara sahip olunmadığını ulaşılamaz bir nokta olan Nirvana noktası olarak görülebileceğini söylemektedir. Esasen aşkı türün çıkarı bağlamında ele alır. Amaç bir birey ortaya çıkarmaktır senin bu aşktan elde edeceğin bireysel çıkarının hiçbir önemi yoktur. Yine erkek ve kadın arasındaki uyumadan da uzun uzun bahsederek doğrusunun nasıl olması gerektiğini söyler tabi bunda da türün çıkarının ön planda tutulduğu unutulmamalı. Genel olarak birçok noktaya katılmasanız da rahatça okuyabileceğiniz bir kitap.