Siz neredeyseniz, dünyanın merkezi orası, çünkü "sizin dünyanızın merkezi" sizsiniz. Hayatın merkezi sizin olduğunuz yer. Hayatınızın merkezinde olmazsanız, dışarıdan birinin sizi kurtarmasını, size ilgi, sevgi, onay vermesini isterseniz, başkalarını hayatın merkezine koyarsanız, hayatın akışından da koparsınız.
Evladınız için "saçınızı süpürge etmeniz" övülecek bir durum değildir. Sizin yapmanız gereken, ona dengeli ve huzurlu bir insan olarak yaşamayı, kendi kendine hayatını devam ettirebilmeyi öğretmektir.
... geçmişte ne olursa olsun, şifalandırdıkça her şeyin ne kadar değiştiğini göreceksiniz. Aslında yaşadığınız her şey, olması gerektiği gibi olmuştur. Ne diye o kısır döngüde, geçmişe takılıp kalasınız?
Hep karşı tarafı suçlarız. "Onun yüzünden oldu, bunun yüzünden oldu..." deriz. Parmağımız hep karşıyı gösterir. Oysa bir parmağınız karşıyı işaret ederken, üç tanesi sizi işaret ediyor, görmüyorsunuz.