Hazreti Eyyüb, her tarafı yara bere içinde hastalıktan kıvranırken Rabbine yönelerek diyor ki; "Ey Allah'ım, zarar bana dokundu." Dönüp "Allah'ım bana şifa ver" bile demiyor. Çünkü şifanın kendisi hakkındaki en hayırlı şey olup olmadığını bilmiyor. Sadece Rabbine dönüp şöyle söylüyor; "Ey Allah'ım, bana Senden daha çok sevgi, merhamet ve şefkat gösteren kimse yoktur. Bunu biliyorum. Duyduğum acı inancımı sarsmadı, ıstırabım imanımı sarsmıyor."
Her gün size ihsanda bulunmaktadır (Rahman Süresi 55:29) Dolayısıyla biri duasından ötürü perişan, üzgün yahut kötü bir ruh halindeyse, belli ki Allah'ın onun için sürekli yapmakta olduğu ihsanların farkında değil.
Dinimiz, bizlere ölümün ancak gerçek hayatımızın bir başlangıcı niteliğinde olduğunu öğretirken, günümüz kültür anlayışı yalnızca bir haz tecrübesinden ibaret saydığı hayatımız için ölümü de nihai bir son olarak düşünmemizden yana.