Ya, dedi Mustafa, milletin küçük hesaplarını bir yana koyup, şuurlu olarak seçime girmesi ve Meclis’e, kendi öz temsilcilerini göndermesi gerekir. Yoksa şu partide dede yadigârı, bu parti köyüme yol yapacak diye, eskiden olduğu gibi, günlük çıkar peşinde koşacaksa bu millet, hak ettiği idareye mahkum olur.
Öküzün ot yediği gibi okuyorum be, şu Dursun gibi hiç düşünmüyorum. İşte bu yüzden ateşi görünce, şıppadak aklıma cehennem gelmiyor, hiçbir şey gelmiyor. İnsanlık dedik, biz okulda şurada burada, insanlık hakkında bir sürü şey dinlemedik mi, ama hiçbiri gelmedi aklıma, neden? Hiç düşünmedim de ondan! İnsana bakıp, insan dedim. Yani insanla insanlık aynı şey mi? Biraz düşünebilsem, biraz düşünebilsem, fakat düşünmek nasıl olur? Yani ateşi görünce, akla cehennemin gelmesi mi düşünmek? Yoksa ateşin, cehennemin ne olduğunu anlamaya çalışmak mı, düşünmek.