İrfan Fatih Uslu

İrfan Fatih Uslu
@Fulan
Nadir-şah'ın bizzat çağdaşı olan yazarlar, onundin konusunda açıkça kayıtsız olduğuna şahitlik etmektedirler. Saraytabibi Basin, şahım nasıl bir dini inanca sahip olduğuna hüküm vermenin çok zor olduğunu, şahın çok yakınında bulunan kişilerin onun dinsiz biri olduğunu belirttiklerini kaydetmektdir. Hanway'in belirttiğine göre Nadir-Şah her iki mezhebe de (Sünnilik ve Şia) kayıtsızdı.
Sayfa 120 - selenge·Kitabı okudu
Tarih
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
1743'de Nadir-Şah tarafından düzenlenen dini tartışmada Şii ulema Şiiliği lanetleyerek iki mezhebin (Caferilik ve Sünnilik) birleştirilmesi gerektiğine vurgu yaptıkları gibi , Nadir'in dini reformalarına övgüler dizdiler. Ama aslında İranlı ulemanın temsilcileri önceki tutumlarımdan en ufak bir değişim sergikemedikleri gibi, ısrar ve inatla Şii görüşü savunmaya devam ettiler. Mecliste mollabaşı ile Osmanlı devletinin temsilcisi olarak tartışmaya devam edilen Arap asıllı Süveydi arasında geçen tartışma da buna şahitlik etmektedir. Şii ulema, bu dini tartışmaya önceden belirlenmiş rolünü oynamak zorunda olduğu bir komedi olarak bakıyordu.
Sayfa 104 - selenge·Kitabı okudu
Tarih
Vakıfların müsadere edilmesinden sonra Nadir Şah, eğer halkın din adamlarına ihtiyacı varsa, onları kendi cebinden beslemek zorunda olduğunu açıklamıştı.
Sayfa 104 - selenge·Kitabı okudu
Tarih
1736'daki Mugan kurultayında Nadir Kuli-han toplanan beylere tahta çıkışı için elzem olan şu üç şartı ileri sürmüştü. Bu üç şartta ilki, tahtın miras yoluyla Nadir'in torunlarına geçmesiyle, ikincisi ise beylerin Safevi prenslerinin tahtta hak iddia etme taleplerini reddetmeleriyle ilgiliydi. Üçüncü şart, Şii tebanın Şiilikten vazgeçerek yalnızca İslamı kabul etmeleri ve yeni Caferiliği beşinci Sünni mezhep olarak benimşesenleri idi.
Sayfa 102 - selenge·Kitabı okudu
Tarih
Dünyanın bütün bölgelerine bakınız, halkının giyim kuşamlarında çoğunlukla, kendilerini koruyanların ve hükümet askerlerinin giyim kuşamınıörnek edinmiş olduklarını görürsün. Çünkü onşar kendilerini yenmişlerdir. Bir millet diğer bir milletle komşu olup, o millet komşusu olan diğer milletten üstünse, büyük bir ölçüde üstün olan kavme benzeme ve o kavmi kendilerine örnek hali görülür. O kavmin adetleri onlara sirayet etmektedir.
Sayfa 325 - ilgi·Kitabı okudu