Sürekli birbirlerinin işine karışıyorlardı. Sürekli birbirlerinin arkasından konuşuyorlardı. Her konuda fikir yürütüyorlar, her zaman kendilerinin en iyiyi bildiğini sanıyorlar, her şey onlara sorulsun, söyledikleri yapılsın istiyorlardı. Ama bunlar kötülük sayılmazdı, gerçi iyilik de sayılmazdı.
Umutları vardı, evlenmekle ilişkisi olmayan, ne olduğunu tam söyleyemediği, dünyaya ilişkin, dünyayı görmeye, dünyanın tadını tatmaya ilişkin umutlar. Bir temeli yoktu bu umutların, inançtı sadece, bir gün gerçekleşeceğine inanıyordu.