#fundaokuyupyorumluyor
Kırgız edebiyatının en ünlü yazarlarından Cengiz Aytmotov' dan okuduğum 4. Kitabım #beyazgemi yorumum ile geldim.
Issız dağların arasında, hayal gücüne tutunarak büyümeye çalışan küçük bir çocuğun kalplere dokunan bir hikâyesi Beyaz Gemi.
Roman boyunca ismi olmayan çocuk diye bahsedilen anne ve babası tarafından dedesine bırakılan, üvey ninesi ile yaşamaya çalışan küçük çocuk.
Teyzesi Bekey ve huysuz kocası Oruzkol, işçileri Seydahmed ve karısı Gülcemal ile kırsalda yaşarlardı. Ne bir arkadaş ne de konuşabileceği biri vardı.
Annesi ile babasının ayrılmasıyla annesi evlenmiş şehirde kendi yuvasını kurmuş, babası ise gemide çalışıyordu. Tek eğlencesi dedesinin hediye ettiği dürbün ile beyaz gemiyi izlemek babası ile ilgili hayellere dalmaktı. Çoğu zaman gerçek dünyanın sertliğinden hayallere dalarak kurtulabiliyordu.
Çocuk kalbiyle olaylara müdahale etmek isterken çaresizliğini, masumiyet ile acı gerçekleri öyle sade ama sarsıcı bir şekilde anlatılmış ki yazar, okurken insanın içi burkuluyor. Çocuk kalbinin ne kadar kırılgan olduğunu da bir kez daha fark ettiriyor.
Bazen en büyük hayaller bile insanı hayatta tutan tek şey olabilir. Ve o hayaller kırıldığında, geriye sadece derin bir sessizlik kalır. "Beyaz Gemi" aslında sessizliğin sesi oluyor.
Kısacık ama etkisi uzun süren, içten içe sarsan bir okuma deneyimi. Kitap bittikten sonra okurda derin, sarsıcı bir o kadar da hayatın acımasızlığı ile başbaşa kalıyorsunuz.
Bir sonraki kitap yorumunda görüşmek üzere
Kitapla ve sağlıkla kalın
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,4bin okunma
#fundaokuyupyorumluyor
Şaban Alıyev yayımladığı @gonuldemir.gd kaleme aldığı #halodayı adlı kitabını #okudumbi̇tti̇
Genç yaşında sevdiği kızı 6 ay büyük olan üvey abisi ile evlendirmeleri sonucu abisinin *lümüne sebep olur.
On bir yıl hapis sonunda kendini doğup büyüdüğü yere ait hissedemeyen ve bu olaydan dolayı ailesinin reddettiği Halo Dayı, İstanbul'a yerleşir.
İstanbul'un Kadiköy ilçesinde.Misaki Milli adındaki sokakta depremde ailesini kaybeden kendi başına yaşam mücadelesi vermek zorunda kalan Sevda ile yolları kesişir. Sevda, aradığı sevgiyi Halo Dayı'da bulur ve bir oğlu olur. Sevda ile birlikte Pavyon işleten Halo Dayı oğlunun kendi yolundan gitmesinden rahatsız olur, oğlunu kendinden uzaklaştırır, sevgisini yeterince veremez. Çünkü biliyordu ki sevgi görmeyen sevgi de veremiyordu.
Günün birinde istenmeyen son olur. Oğlu, bilinmeyen adamlar tarafından *ldürülür. Sevda ile Halo Dayı geçmişin zorlu koşullarını geride bırakmak isteseler de geçmişleri onları bırakamaz.
Halo Dayı'nın hikayesi kaleme almak isteyen yazar, Sevda'nın çalıştırdığı kadınların da hayatlarını dinler.
Zorluklarla başlayan hayatların trajedi ile sona ermesi, ailesinin reddettiği kişileri toplumun da dışladığının kanıtı Halo Dayı.
Kısa zamanda okunup biten bir kitap olmasına rağmen bazı olayların eksik kaldığını söylemek isterim. Oğlunun *lümüne neden olan kişilerin bulunamayışı, aynı konuların tekrar edilmesi ve kitapta geçen yazarın kişilerin hayatlarını romanlaştırırken kendi yorumlarına yer vermesi konunun ilerlememesine sebep olmuş.
Bir sonraki kitap yorumumda görüşmek üzere
Kitapla ve sağlıkla kalın