Sinoplu Kinik Diogenes, elleriyle su içen bir çocuğu görünce, heybesindeki tası fırlatıp attı, kahretsin bu çocuk bilgelikte beni yendi dedi. Zira kendisi fıçıda uyur onun dışında harmani ve bir de heybesi vardı, en az şeye ihtiyaç duyarak yaşıyordu ve söyle bana tası bulan mı daha bilge, ona ihtiyaç duymayan mı :)
*Bilge kişi, iç huzuru hiçbir şeyin aniden değiştiremeyeceği duruma gelmeyi amaçlamalıdır. Örneğin, çok kötü olsa da sırf yağmur yağmaya başladı diye asla bağırmazsın. Çünkü yağmurun yağacağını beklemeyi öğrenmişsindir. Aynısı diğer her şey için de geçerlidir. Sadece yağmuru beklemeyin, ihaneti, hırsızlığı, rezilliği, sadizmi, aşağılanmayı, şehveti, açgözlülüğü, kini de bekleyin. Bir gece mutfak kilimi üzerinde uyuyun, bir gün sadece kuru ekmek yiyin, bir gün sokaktaki köpeğin su kabından su içmeyi deneyin, karşılaşabileceğiniz en kötü durumlara karşı alıştırmalar yapın. Hayatın gerçeklerini öğrenen kişi o kadar öfkeli olmaktan vazgeçecektir.
*Bilge kişi yaşadığı acıyı bilir fakat buna daha fazla ekleme yapmaz.