Yaşlı adamın hiçbir zaman eşi olmamıştı, çünkü hayatını adadığı bu görevin ve içinde bulunduğu topluluğun kuralları çok netti, aşk evlilik gibi tüm insani zaaflar yasaktı. Sanki çok büyük bir pişmanlığı hatırlamışçasına kalktı, düşüncelerinden uzaklaşmak istercesine hızlıca yürüdü, sonuçta insanlık için, bu gezegen için birilerinin fedakârlıkta bulunması gerekiyordu.
Sinoplu Kinik Diogenes, elleriyle su içen bir çocuğu görünce, heybesindeki tası fırlatıp attı, kahretsin bu çocuk bilgelikte beni yendi dedi. Zira kendisi fıçıda uyur onun dışında harmani ve bir de heybesi vardı, en az şeye ihtiyaç duyarak yaşıyordu ve söyle bana tası bulan mı daha bilge, ona ihtiyaç duymayan mı :)