Düşen bir uçak hayal ettiğimiz için uçağa binmiyor, insanların güvenilmez olduğunu düşündüğümüz için sır paylaşacak bir dost edinmiyor, bizim için daha iyisi olmayacağını düşündüğümüz için sıkıntı veren bir ilişkiden kurtulamıyor, başarısız olmaktan korktuğumuz için önümüze çıkan fırsatları tepebiliyoruz. Böylece fırsatlar, ihtimaller, davranış biçimleri giderek daralıyor, zira gerçek ile kurmacayı doğru bir biçimde ayrıştıramıyoruz. Haydi, şimdi bir adım geri gidelim ve düşüncelerimizi, algılarımızı uzaktan izleyelim: Yoksa onları çok mu ciddiye alıyoruz? Demek uçağın düşecek! Başka matrak fikirlerin de var mı? Aklına gelen buna benzer dâhiyane düşünceler?