Doğru söylüyordu. En azından doğru söylediğini düşünüyordu. Çünkü dünyanın en çabuk geçen, geçer geçmez de en hızlı yakalanılan hastalığına sahipti: Umut.
Fehime yine kıskanmıştı. Hele bir de Derdâ’nın evlenip gideceği yeri duyunca daha derinden dişlemişti alt dudağını. Yerin nerede olduğunu bildiğinden değil. Başka bir yer olduğunu bildiğinden…