Furkan Dağlı

Furkan Dağlı
@FurkanDagli7
So find I every pleasant spot In which we two were wont to meet, The field, the chamber, and the street, For all is dark where thou art not. ~ Alfred Lord Tennyson(In Memoriam Section VIII [“A happy lover who has come”])
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Tanrım; bu güzel yüze vermişsin emek, O sümbülü koklamak, saçın' ellemek. Sonra da ona bakma, dersen, anlamı: Dolu kadehi ters tut, hiç dökme demek!
Ömer Hayyam
Bir olay hatırlıyorum… Nadir Şah Hindistan'a saldırdı -ve insanları öldürmekten o denli zevk alıyordu ki tüm hayatı boyunca öldürüp durdu. Bir gece askerlerinden bölgenin en güzel kadınını getirmesini istedi, onlar da yakındaki bir köyden bir fahişe getirdiler. Hindistan'da fahişeler Batıdakinden biraz daha farklıdır. Batıda onlar sadece seks objesidir. Doğuda fahişeler sanatçıdır, dansçıdır, şarkıcıdır; seks objeleri olmaları ikinci sıradadır. Kadın dans etti ve Nadir Şah çok mutlu oldu. Gece neredeyse bitmek üzereydi ki Nadir Şah şöyle dedi, 'Şimdi uyumak istiyorum, geri gidebilirsin.' Kadına büyük ödüller verdi, fakat kadın şöyle dedi, 'Dışarısı karanlık. Bu kadar çok parayla, bu kadar elmasla... Ben bir kadınım ve yalnızım, patika karanlık bir ormandan geçiyor -gidemem.' Nadir Şah askerlerine, ‘Onun önünden gidin ve önünüze çıkan her şeyi yakarak ilerleyin -ormanı, köyü. her şeyi. Ortalığı aydınlatın.' Hiç kimse ortalığı küçük bir meşale yerine böyle aydınlatmadı. Fakat Nadir Şah’ın böyle şeytansı bir zihni vardı. Etrafı gündüze benzetmek için yedi köyü ve tüm ormanı yaktı. Fahişeye şöyle dedi. 'Şimdi gidebilirsin ve bir Tom'u, Dick'i, Harry'yi görmeye değil, büyük imparator Nadir Şahı görmeye geldiğini unutmazsın. O geceyi gündüz yapabilir.' Binlerce köylü canlı canlı yandı
‘’Yurdumun bağımsızlığı için, yaz sıcağında yanan bir taş gibi tüm yaşamımı kalbim yanarak geçirdim. Savaştan fırsat bulduğumda, bir elimle yaramdan akan kanı durdurmaya çalışırken, öbür elimle mısır pastasını bir ağacın altında halkımın en küçüğüyle paylaştım. Ömrüm attan inmeden savaşlarda geçtiği için, doğan çocuğumu bile ancak ata binecek kadar büyüyüp dizgin elinde karşıma geldiği zaman tanıdım. Vücudumda otuz beş yıl boyunca düşmanın kılıç ve kurşunlarının açtığı on altı yara var. Ve uğurlarında bu zorluklara katlandığım insanlar peşime düşmüş ağlıyor, Allah rızası için bizleri bırakma diye haykırıyorlar. Bir gün atımın üstünde ve kılıcım elimde yurduma geri döneceğim. Eğer dönemeden ölecek olursam, bedenimden hiç değilse bir parçayı anayurduma getirin ve köyümün mezarlığına gömün.’’ Hacı Karandıqo Berzeg
Putin çok hasta ve cahil bir insandır. Öyle olmasa, eski Fars atasözünü dinlerdi: "Şah delirdiğinde, Kafkasya'ya savaşmaya gider!" Şamil Basayev