Furkan Dağlı

Furkan Dağlı
@FurkanDagli7
So find I every pleasant spot In which we two were wont to meet, The field, the chamber, and the street, For all is dark where thou art not. ~ Alfred Lord Tennyson(In Memoriam Section VIII [“A happy lover who has come”])
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Tanrım; bu güzel yüze vermişsin emek, O sümbülü koklamak, saçın' ellemek. Sonra da ona bakma, dersen, anlamı: Dolu kadehi ters tut, hiç dökme demek!
Ömer Hayyam
Zafer hiçbir zaman, mahvolduklarını sananlar tarafından kazanılamaz.
Sayfa 95
Askerlik, kalıp işi değil, ruh işidir. Fakat kalıbın da ruha uygun olması şarttır.
Sayfa 84
Bir olay hatırlıyorum… Nadir Şah Hindistan'a saldırdı -ve insanları öldürmekten o denli zevk alıyordu ki tüm hayatı boyunca öldürüp durdu. Bir gece askerlerinden bölgenin en güzel kadınını getirmesini istedi, onlar da yakındaki bir köyden bir fahişe getirdiler. Hindistan'da fahişeler Batıdakinden biraz daha farklıdır. Batıda onlar sadece seks objesidir. Doğuda fahişeler sanatçıdır, dansçıdır, şarkıcıdır; seks objeleri olmaları ikinci sıradadır. Kadın dans etti ve Nadir Şah çok mutlu oldu. Gece neredeyse bitmek üzereydi ki Nadir Şah şöyle dedi, 'Şimdi uyumak istiyorum, geri gidebilirsin.' Kadına büyük ödüller verdi, fakat kadın şöyle dedi, 'Dışarısı karanlık. Bu kadar çok parayla, bu kadar elmasla... Ben bir kadınım ve yalnızım, patika karanlık bir ormandan geçiyor -gidemem.' Nadir Şah askerlerine, ‘Onun önünden gidin ve önünüze çıkan her şeyi yakarak ilerleyin -ormanı, köyü. her şeyi. Ortalığı aydınlatın.' Hiç kimse ortalığı küçük bir meşale yerine böyle aydınlatmadı. Fakat Nadir Şah’ın böyle şeytansı bir zihni vardı. Etrafı gündüze benzetmek için yedi köyü ve tüm ormanı yaktı. Fahişeye şöyle dedi. 'Şimdi gidebilirsin ve bir Tom'u, Dick'i, Harry'yi görmeye değil, büyük imparator Nadir Şahı görmeye geldiğini unutmazsın. O geceyi gündüz yapabilir.' Binlerce köylü canlı canlı yandı