Etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz! Gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile! Kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar, öylece ortada kalakalacağız.
Zeki insanlar hep dertlidir. Zeka iyi bir
şey değil. Beyin sürekli analiz halinde.
Biri sana bir hareket yaptığında ne
amaçla yaptığını anında anlayıp
kendine mis gibi dert ediniyorsun.
Ama aptallara bak dünyadan haberleri
yok. Bu hayat aptallara güzel, zekilere
zindan.
Bukowski
Oğuz Atay - Oyunlarla Yaşayanlar
"Anlamıyorum. Oyun nerede bitiyor, hayat nerede başlıyor, hiç anlamıyorum." (sayfa: 90) O kadar anlamlı cümleler ki... Uzun süredir Oğuz Atay eseri okumak istemiştim. Ama hangisinden başlamam gerektiğini bilmiyordum. Arkadaşımın hediye etdiyi Oyunlarla Yaşayanlar'dan başladım. İlk okumaya başladığımda tam anlayamadım ama okudukça, o kadar çok sevdim ki... Okurken kendimi orada onlarla birlikte oynuyormuş gibi hissetdim. Evet 108 sayfa ama her bir sayfası dolu dolu. Okudukça çok keyif aldım. Oyunlarla Yaşayanlar, Oğuz Atay'ın yazdığı tek tiyatro oyunu. Tiyatro eseri Devlet Tiyatroları'nda sahnelendi. Varoluş sorunlarıyla boğuşan ve tutunmaya çabalayan ve bunu pek başaramayan okur-yazarımızın kara güldürüsü. Oğuz Atay'ın tutunamayan karakteri Coşkun. Emekli tarih öğretmeni, hayata oyunlarla 'tutunmaya' çalışan ama tutunamayan Coşkun Ermiş'in dramı. Oğuz Atay, seninle tanışdığıma çook sevindim kendi çapımda...