-Aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
Üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
Ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
Hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten.
İyi nişan alırdı kendini asan zenci,
Bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
Sizden iyi olmasın, boşanmada birinci
-Çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen.
Gökyüzü ayaklarımın ucundan başlıyor.
Ağzımın kemiğinde dağınık bir şiir tadı.
Gürgenler ve kayınlar avdan dönüyor.
Sırtsız atmacalar çizerdim şimdi
Bir kayığın yelkeni geçseydi elime;
Unutmazdım, yelkenin bir köşesine
Tabut başlı bir avcı yerleştirirdim.
İçime çektiğim hava değil, gökyüzüdür.
Bir sebebi varsa bu şiirin, kurtarsın
isterim yüzümüzden hayat denen maskeyi,
bıraksın ömrümüze şiirini de bir avunmalık,
keder gibi çıplak "Küçük Tragedyalar"ın!
Bu şiir bir yağmuru çağıracaksa, kül
şiire düşmeden seni çağırsın isterdim