Fuzulî

Günümüzde kişi, ilişkide olduğu insanlara karşı da sahip olma eğilimiyle doludur. Doktordan, dişçiden, avukattan ve işçiden bahsederken, "benim doktorum", "benim dişçim", "benim avukatım" ve "benim işçim" demektedir. İnsanlar dışında eşyalar, hatta duygular bile, bir mülkiyet kapsamı içinde anlatılırlar. "Benim hastalığım", "benim ameliyatım", "benim ilaçlarım" derken, kişilerin yaşadıkları olayları sahip oldukları şeylermiş gibi ele aldıkları görülür. Böyle kişilerin sağlıklarındaki bir bozulmayı, ellerindeki hisse senetleri değeri yitirmiş gibi algılayıp öyle değerlendireceklerine de kuşku yoktur. Buna benzer biçimde, fikirler ve inançlar da kişilikten ayrılıp dışlaştırılmakta ve sahip olunabilir mülkiyetin bir parçası gibi görülmektedir. Alışkanlıklar da öyle. Her sabah belirli bir saatte kahvaltısını yapmaya alışmış bir kişiyi ele alalım. Bu olayı değiştirecek herhangi bir durum söz konusu olduğunda, alışkanlığına bir mal gibi sarılmış olması nedeniyle, o kişi onun değişmesinin, kendi güvenliğini tehlikeye düşüreceğini sanıp buna karşı çıkacaktır.
Sayfa 100·Kitabı okuyor
Reklam
Bir otomobile sahip olmak, bunu başarmış olanlar için, yaşamın en zorlu öğelerinden biridir. Otomobile sahip olmak isteyenler ise özellikle sosyalist ülkelerde, bunu mutluluğa ulaşmanın tek yolu olarak değerlendirirler. Ama elde ettikten sonra, araçlarına olan ilgilerinin çok derin ve sürekli olmadığı görülür. Otomobil sahipleri 1-2 yıl sonra, otomobillerinj dış görünüşü değişik olan yenileri ile değiştirmeye ve bu arada kârlı bir ticaret yapmaya çalışırlar. Büyük bir oyuna benzeyen bu duygusal mücadelenin sonunda elde edilen, yeni marka bir otomobilden başka bir şey değildir.
Sayfa 99·Kitabı okuyor
Biz bizimle bizdeydik, biz bizimle bize geldik. Biz bizimle bizdeyken, bizi bizden mi sorarlar? . (Muhyiddin İbn Arabi)
Sevmek
Sevgiye sahip olunabilir mi? Eğer bu olabilseydi, sevginin maddesel bir biçim alması ve saklanabilmesi gerekirdi. Ama gerçek odur ki, sevgi böyle bir 'şey' değildir. Sevgi bir soyutlamadır. Gerçekte var olan, sevme eylemidir. Sevmek, yaratıcı bir etkinliktir. Bir insana (ya da şeye) ilgi duymayı, onu tanımak istemeyi, onu anlamayı, doğrulamayı ve onun yanındayken sevinç duyabilmeyi doğurur. Bu ister bir insan, ister bir resim, isterse bir ağaç olsun, sevme eyleminin özellikleri hiç değişmez. Sevmek, sevilen insanı(ya da şeyi) canlandırmak, onun yaşam duygusunu artırmak anlamına gelir.
Sayfa 70·Kitabı okuyor

Fuzulî

, şu anda okuyor
%59 (152/256 syf.)
Erich Fromm
8.5/10 · 4.762 okunma