Spoiler içerebilir:
Öncelikle kitabın ilk 200 sayfasını sanırım 1 ayda filan okuyup bir kenara bırakmıştım, tekrar elime alana kadar da araya 10 kitap sığdırdım. Tekrar elime alıp bitirmek istediğimde ise yine bir kenara bırakmak isteğiyle yandım tutuştum ama inat ettim bitireceğim diye ancak 420. sayfaya kadar okuyup “eeee yeter” deyip kendimi direk son bölümde buldum. Neredeyse 250 yi aşkın kitap okumuşumdur ancak bu kadar sıkıldığım, bu kadar kitaptan kaçtığım bir zaman olmamıştır. Yani şizofren diye aldım kitabı, psikolojik bir tür sandım polisiyeye döndü. Hadi döndü diyelim daldan dala daldan dala atlayıp da yani okuru neden sıkarsın. Şimdi bana sorsanız kitaptan ne anladın
“ 21 yaşında adamın biri sesler duyuyor, ablaları hastaneye yatırıyor, hastanede cinayet işleniyor, kadın bir dedektif geliyor, kadın anlıyor ki aslında bu hastalar hasta değil, asıl dışarıdakiler hasta, dışarıya çıksalar da artık toplum içine karışamayacaklar, bari burada iş birliği yapayım da cinayeti çözmeme, katili bulmama yardımcı olsunlar.” Evet 540 sayfalık kitaptan anladığım bu. O kadar sıkıldım ki size anlatamam. Ben ki psikolojik ve dedektif romanlarını da çok seven, keyifle okuyan biriyimdir. Hiç ama hiç beğenmedim. Bana hiçbir şey katmadı. Bilmem yazardan, bilmem çeviriden, bilmem yayınevinden, bilmem kendimden kaynaklı.
Merakı olana keyifli okumalar…
Ben freud okumaya gidiyorum.