Bakış açısının ve çerçevenin ne kadar önemli olduğunu anlamak isteyen fotoğraf sanatıyla uğraşsın, derim. Gayb ve şehadet alemleri arasındaki cilveli ilişkinin ipuçlarını burada bulabiliriz. İnsani düzeyde neyin görünür, neyin görünmez olduğu biraz da sizin bakış açınıza, nereden baktığınıza bağlı. Alemü'l-hayal hakkında fikir edinmek için de fotoğraf sanatı çok öğretici olabilir. Bugün unuttuğumuz ama aslında hayatımızın her anına dokunan âlemü'l-hayalin ne olduğunu da tekrar hatırlamamız gerekiyor. Görünen ile görünmeyen, açık seçik olanla bize kapalı olanın arasında bir yerde yer alan, hissedebildiğimiz ama matematiksel olarak ortaya koyamadığımız, söze dökemediğimiz varlık mertebeleri, büyük varlık dairesinin çok önemli bir boyutunu oluşturur. Sanat biraz da bu ara varlık mertebelerini keşfetme gayretidir.
Emek verdikten ve özendikten sonra insanın pek çok şeyi yapması mümkün. Yetenek tek başına yetmez; insanın emek vermesi, işin işçiliğinin hakkını vermesi gerekir. Müzikten fotoğrafa, ilimden devlet görevlerine kadar her işimde kendime sürekli hatırlattığım bir ilkedir bu.
Müziğe bir hobi, eğlence vs. olarak bakılması çok yanlış. Müzik bir sanattır. Yükselmeye meyilli ve arzulu ruhları yükseltir. İnsan, ruhunda ne varsa ona uygun müziğe yönelir. Müzik sizi açar ya da kapatır. Bâtında ne varsa zahire o yansır.
Modern tüketim kültürünün empoze ettiği "averaj/ortalama insan" tipini reddetmeliyiz. Sadece tüketmek için var olan, eğlence ve haz kültürünün bir nesnesi haline getirilen insanlar kendilerini farklı alanlarda yetiştirmek gibi bir çabanın içine girmezler, giremezler.