Akıcı bir dille yazılmış olan bu kitap, Sovyet dönemindeki çalışma kamplarını ve o dönemde insanların yaşadığı zorlukları etkileyici bir şekilde gözler önüne seriyor. İnsanların değişen ve ağır şartlara nasıl adapte olabildiğini anlamak adına mutlaka okunması gereken bir eser. Ayrıca yazarın, sıradan bir günü tekrar hissi oluşturmadan detaylı ve sürükleyici biçimde anlatması da takdiri hak ediyor. Kesinlikle okunmasını tavsiye ederim.
“ Kusursuz bir ahiret hayatını sevdiğin insanlarla sürekli birlikte olmak olarak hayal ediyorsan, dedi, neden bugün sevdiğin insanlarla tam anlamıyla birlikte olmayı tercih etmeyesin? Neden başka şeylerle oyalanmak ister ki insan ? “
Tiana ,modern toplumda insanın morali bozuk olduğunda “ bunun ona özgü olduğunu hissettiriliyor,” dedi. “ bir tek sen böylesin. Çünkü başarılı olamadın … sonra sokağa çıkınca bir çok insan birdenbire şunu fark etti: Ben de aynıyım! Bir tek ben böyleyim sanıyordum… Bir çok insan bunu bana söyledi.”
Yalnızlık diğer insanların fiziksel yokluğu değil, diyor John- hiç kimseyle önemli bir şey paylaşmadığınız hissidir yalnızlık. Etrafınızda bir sürü insan olmasına rağmen onlarla paylaştığımız önemli bir şey olmadığında yine yalnızlık hissedersiniz.